- BOSİAD’ın Z Planı Projesi çerçevesinde Üsküdar Üniversitesi ile birlikte Bursa Organize Sanayi Bölgesi’nde çalışan Z kuşağına yönelik yaptığı araştırmada çok çarpıcı sonuçlar çıktı. Araştırmaya göre, gençler, iş hayatında motive olmak için heyecan duyacağı, eğlenceli, maddi destek sağlayacak ve takdir edileceği bir iş istiyor. AYRINTILARBursa Organize Sanayi Bölgesi Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (BOSİAD), Z kuşağını anlamak ve onlarla iş dünyası arasında bir bağ kurmak için Z Planı Projesi kapsamında, Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan ve İletişim Fakültesi Yeni Medya ve Gazetecilik Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aylin Tutgun Ünal’ın yönetiminde araştırma gerçekleştirdi. Araştırma, Bursa Organize Sanayi Bölgesi’nde 18-25 yaş aralığındaki, yaş ortalaması 23 olan, 330 mavi ve beyaz yaka çalışan Z kuşağı ile gerçekleştirildi. Araştırma sonuçları Üsküdar Üniversitesi Merkez Yerleşkesi Senato Salonu’nda Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, BOSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Rasim Çağan, BOSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Şahin, BOSİAD Yönetim Kurulu Asistanı Güzin Özdemir, BOSİAD Genel Sekreteri Meltem Turan Koylu, BOSİAD Basın Danışmanı Elif Sezgin, Üsküdar Üniversitesi Genel Sekreteri Selçuk Uysaler, Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aylin Tutgun Ünal ile Üsküdar Üniversitesi Kurumsal İletişim Daire Başkanı Tahsin Aksu’nun katıldığı toplantı ile açıklandı.
Tüketici TV
Araştırmaya ilişkin çıkan çarpıcı sonuçlar ise şu şekilde:
Z kuşağı kendini eğlenceli olarak tanımlıyor
Araştırmada Z kuşağına kendini nasıl tanımladığı sorulduğunda, ilk sırayı “Eğlenceli” (%55,45), ikinci sırayı “Mantıklı” (%51), üçüncü sırayı “Girişimci” (%49) aldı. Sırasıyla; Özgür/Maceracı (%46), Önder (%31,5), Lider (%30), Demokratik (%28), Arabulucu (%21) gelmiştir. Son sırada, “İtaatkâr” (%12) yer aldı.Pozitif ve güvenilir lider tercih ediyorlar
Araştırmada iş yaşamında nasıl bir lider ile çalışmak istedikleri sorulduğunda; Z kuşağının “Pozitif ve Güvenilir” (%57,6) lider ile çalışmak istedikleri ortaya çıktı. Diğer tercihleri ise, “Akıllı” (%15,2), “Vizyoner” (%13,9), “İşbirlikçi” (%9,1) ve “Emin” (%4,2).Araştırmada; Z kuşağına, iş yaşamına dair anket soruları ile sosyal medya kullanım ölçeği, çalışma hayatı ölçeği ve farklılıkları kabul ölçeği soruları yöneltildi.Z kuşağı geleneksel değerlere yakın!
Araştırmada; sosyal medya kullanım düzeyi orta seviyede bulundu. Çalışma Hayatı Ölçeği analiz edildiğinde, çalışan Z kuşağının iş yaşamında geleneksel değerleri benimsediği ortaya çıktı. Geleneksel değerler, belirli mesai saatleri ve çalışma düzeninin olduğu, kıdem atlamak için belirli sene aynı iş yerinde çalışma, iş aidiyeti ve işe önem verme gibi birtakım değerleri işaret etti. İşe önem vermek orta seviyede bulundu. İş aidiyetinin orta seviyede olduğu tespit edildi. Bununla birlikte iş şartlarına da önem verildiği görüldü. Kurallara uyma boyutunda ise, Z kuşağı geleneksel değerlere yakın bulundu. Kuralların olmasından rahatsız olmadıkları ortaya çıktı.Farklılıklara hoşgörülü yaklaşıyorlar
Farklılıkları kabul ölçeği sonuçlarına göre, çalışan Z kuşağının farklılıkları yüksek seviyede benimsedikleri bulundu. Alt boyutlar incelendiğinde, farklı dini/etnik yapıları, farklı dış görünüşleri ve farklı düşünceleri kabul seviyeleri yüksek bulundu. Bu sonuçlara göre, Z kuşağı farklı dini/etnik yapıdaki kişileri çevresinde görmekten, onlarla iş yapmaktan ya da arkadaş olmaktan rahatsızlık duymamakta. Yine faklı dış görünümdeki, kıyafet tarzı farklı olan, dövmesi olan, piercing gibi yüzünde takıları olan kişileri hoş görmekte, onlara karşı rahatsızlık duymamakta. Farklı düşünceleri, fikirleri kabul seviyeleri de yüksek bulunmuştur. Ölçümlerin cinsiyete göre farklılaşması analiz edildiğinde; farklılıkları kabul seviyesi kadınların erkeklere göre daha yüksek olduğu bulundu. Yani kadınlar farklılıkları daha fazla tolere edebilmekte.Sosyal ağlar sayesinde farklılıklar normal karşılanıyor
Z kuşağının erken yaştan itibaren sosyal medya ile iç içe olması ve küresel çeşitliliklerin sosyal ağlar sayesinde günlük yaşamlarının bir parçası haline gelmesi farklılıkları normal karşılamalarını da beraberinde getirmiştir diyen araştırma yürütücüsü Doç. Dr. Aylin Tutgun Ünal; “Dünyanın diğer bir ucundaki kültürel alışkanlıkları, müzik tarzını ya da giyim tarzını çevrimiçi ağlara bağlanarak kendi yaşamlarına katmaları, farklılıkları hoş görmelerine olanak sağlamaktadır.” İfadelerini kullandı.Araştırma sonuçlarına göre, günlük sosyal medya kullanım süresi arttıkça sosyal medya kullanım seviyesi yükseldiği görülmekte. En yüksek seviyede olanlar günde 7 saatten fazla kullananlar (%4,8), daha sonra ise 4-6 saat kullananlar (%16,4) gelmekte. Süreklilik ve yetkinlik boyutlarında da aynı sonuca ulaşıldı. Günlük olarak sosyal medya kullanım süresi arttıkça kendini sosyal medya kullanımında yetkin bulma durumu da artmakta ve bu gruplar sosyal medyada daha çok süreklilik göstermekte. Z kuşağının %60,6’sı günde 1-3 saat, %16,4’ü günde 4-6 saat sosyal medyayı kullanmakta.Sosyal medya işin bir parçası
Sosyal medya kullanımında süreklilik, aralık vermeden sosyal medya kullanım isteğini ifade etmektedir diyen Doç. Dr. Aylin Tutgun Ünal, “Böylece, sosyal medyayı yüksek seviyede kullananların sosyal medyada devamlı bağlı olarak her türlü işini sosyal medyada yapması, iş yaşamında da sosyal medya kullanımının devam etmesini gerektirmektedir. Sosyal medya kullanım sürekliliği olan Z kuşağında, sosyal medya işin bir parçası olması gerekmektedir, aksi halde, işin bir parçası olmadığında iş konsantrasyonunu bozarak yapılacak işlerin sekteye uğramasına sebep olması açısından tehlikelidir.” ifadelerini kullandı.Mavi yakalılar geleneksel değerleri benimsiyor
Çalışma türü olarak mavi yaka ve beyaz yaka Z kuşağı arasındaki farklılaşmalar incelendiğinde; mavi yakalıların beyaz yakalılara göre çalışma hayatında daha çok geleneksel değerleri benimsediği görülmüştür. İşe önem verme açısından ise beyaz yakalılar mavi yakalılardan daha yüksek seviyede bulunmuştur. Beyaz yakalılara göre iş şartları daha önemli bulunmuştur. Kurallara uyma açısından farklılık bulunmamıştır.Farklılıkları kabul seviyesi ise, beyaz yakalılarda daha yüksek bulunmuştur. Farklı dini etnik yapıları, düşünceleri ve dış görünümleri beyaz yakalılar mavi yakalılardan daha fazla hoş görmekte.Esnek iş tercih edenlerde sosyal medya kullanım seviyesi yüksek…
İş başvurusunda bulunmak için motivasyon türüne göre, sosyal medya kullanım seviyesi ve farklılıkları kabul seviyesi farklılaşmıştır. Buna göre, esnek işi tercih edenlerin sosyal medya kullanım seviyesi yüksek. Maddi olarak iyi maaş tercih edenlerin de sosyal medya kullanım seviyesi diğer tercih motivasyonlarından yüksek. Eğlenceli bir işi tercih ederim diyenlerin topluluk/ekip işi diyenlerden sosyal medya kullanım seviyesi yüksek. En düşük sosyal medya seviyesi topluluk/ekip işini tercih edenlerde bulundu. Böylece, sosyal medyayı az kullananların ekip işine olumlu tutum sergilediği ortaya çıkarken, esnek çalışma, iyi maaş ve eğlenceli bir iş, Z kuşağının sosyal medya kullanımını da devam ettirebileceği çalışma şekli olarak bulundu.Esnek çalışma, iyi maaş, eğlenceli iş
Esnek çalışmak isteyenlerin ve iyi maaş tercih edenlerin sosyal medya sürekliliği diğer tercih türlerinden yüksek seviyede. Esnek çalışma şekli çalışan Z kuşağı tarafından sosyal medya sürekliliği için motivasyon faktörü olarak bulundu. Aynı şekilde esnek çalışmak isteyenler ile iyi bir maaşı tercih edenler, sosyal medyada kendilerini daha yetkin bulmakta. Birlikte çalışmak yerine, bireysel ve esnek çalışma şekli ile iyi maaş, sosyal medya sürekliliği ile birlikte Z kuşağının çalışma motivasyonunu arttırmakta.Esnek çalışmak istediğini belirten Z kuşağının farklılıkları kabul düzeyi de diğer iş tercihi motivasyonlarından yüksek bulundu. Esnek çalışmak isteyenlerin özellikle farklı dış görünüşlere ve farklı görüşlere toleransı da anlamlı düzeyde yüksek bulundu. Eğitim ve yeni beceriler öğrenme fırsatına göre iş tercihinde bulunacağını belirtenlerin dini/etnik yapıları kabul düzeyi anlamlı seviyede yüksek bulundu. Yine inovasyon/yeni ürünler yaratma fırsatına göre iş tercihinde bulunanların farklı dini/etnik yapıları benimseme düzeyi yüksek bulundu. Böylece, yeniliğe açıklık ile farklılıkları hoş görme arasında ilişki bulunmuş oldu.Tüketici TV




